Reasürör (Reinsurer, Reassurer) :
Sedan şirketten reasürans yoluyla iş alan şirkettir.
Sigorta şirketi tarafından sigorta edilmiş riske
ilişkin sorumluluğun tamamını veya bir kısmını,
reasürans yoluyla kabul eden taraftır.
Rejistro - Kayıt Defteri :
Düzenlenen poliçe, tecditname ve zeyilnamelerin tümünün
kaydedildiği kanuni defterlerdir. Her branş için
ayrı ayrı ve birer istihsal, birer iptal olmak üzere
2 çeşit olup, noterce tasdik edilen bu defterlerin
sayfaları çift nüshadır. Yıl bitimlerinde ara
tasdikleri yapılarak kullanılmaya devam edilir.
Retrosesyon (Retrocession) :
Reasürans yoluyla devir alınan sorumluluğun kısmen
veya tamamen başka bir şirkete devredilmesi,
tekrar reasüre edilmesidir. Sigorta şirketinin,
sigorta etmiş olduğu risklerin tamamını, mali
nedenlerden dolayı üzerinde tutmayıp, belli bir kısmını
reasüre etmesi durumunda olduğu gibi, reasürans
şirketi de, aynı nedenlerle, kendisine reasüre
edilen riskleri, değişik reasürans sözleşmeleriyle
devretmektedir.
Retrosesyoner (Retrocessionaire) :
Reasüre edilmiş risklerin belli bir kısmının,
reasürans yoluyla devredildiği şirkettir.
Risk (Risk) :
Zararın veya hasarın ortaya çıkmasının
muhtemel olduğu durumdur.Sigorta terminolojisinde
birçok anlamda kullanılmaktadır. Belirsizlik,
zarara neden olan olayların meydana gelme ihtimali,
sigorta edilen şey gibi anlamlarda da kullanılmakla
birlikte asıl anlamı, sigorta teminatı altına alınmış
olan sigortalı şeyin karşı karşıya bulunduğu
tehlikelerdir.
Sigortacı; riski, sigortalının bildirimine
dayanarak bu riske tekabül eden bir ücret karşılığında
temin eder. Şartların değişmesi sigortalıya,
sigortacının isteyeceği ek ücreti ödeme
zorunluluğu yükler ve bu ücret ödenmediği
takdirde ise sigortacıya sözleşmeyi bozma hakkını
verir.
Risk Primi (Risk Premium) :
Eldeki istatistiklere dayanılarak hesaplanmış
muhtemel hasar miktarı ve hasar masraflarını karşılamak
üzere hesaplanmış net prim miktarıdır. Tehlike
primi olarak da adlandırılabilir. Prim miktarı,
ilgili branşa bağlı olarak yıllık
hesaplanabildiği gibi tehlikenin var olduğu düşünülen
dönem itibariyle de belirlenebilir. Sadece
tehlikenin maliyeti esas alındığı için, safi
prim olarak da adlandırılmaktadır. Bu terim
“Pure Premium” olarak da ifade edilebilmektedir.
Riziko Kabul ( Underwriting) :
Sigortacının başvuruyu kabul edip etmeyeceğinin
ve kabul ederse hangi şartlarda ve hangi fiyat üzerinden
onaylayacağının belirlendiği süreçtir.
Sigortacı tarafından yapılan risk değerlendirmesi
sonucunda sigortalanması teklif edilen riskin,
sigorta poliçesi ile teminat altına alınıp alınmamasına
veya alınacaksa da hangi şartlarda alınmasına
karar verme işlemine denir. Sigorta veya Reasürans
Teminatı vermek, risk kabul etmektir. Sigorta yaptırma
talebi anlamına gelen teklifnamenin eksiksiz ve doğru
olarak doldurulmasından sonra, teklifnamedeki
bilgiler esas alınarak bir değerlendirme yapılır
ve söz konusu riskin kabul edilip edilmeyeceği,
edilecek ise hangi şartlar ve fiyat üzerinden
sigorta yapılacağı belirlenir.Sigortanın yapılması
için bir ön şart varsa o da bu süreç de düşünülmelidir.
Sedan (Cedant) :
Reasüröre iş veren sigorta şirketine verilen
isimdir. Yazmış olduğu direkt işlerin belli
bir kısmını veya tamamını reasürans yoluyla
devreden sigorta şirketidir. Hemen her sigorta şirketi,
mali yapısı ne kadar güçlü olursa olsun, çeşitli
branşlarda sigortalamış olduğu risklerin tamamını
üzerinde tutmayıp, belli bir kısmını reasürans
yoluyla devretmek durumunda olduğu için, aynı
zamanda bir sedan şirkettir. Bazı durumlarda,
sedan şirket, riskin tamamını reasürans şirketine
devretmektedir. Bu terim, aynı zamanda, “Ceding
Company” olarak da kullanılır.
Sertifika (Certificate) :
Grup hayat sigortalarında, sigorta ettiren ile
grup içinde yer alan sigortalılar ayrı kişiler
olduğundan, lehine sigorta yapılan sigortalının
haklarının niteliğini belirten ve bu hak
sahipliğini belgelendirmesine yarayan bir evrak düzenlenir.
Buna sertifika denir.
Sigortacı tarafından düzenlenen bu belge
sigorta sözleşmesinin varlığına kanıt olarak
kullanılabilir. Sigortanın bir şart olarak öne
sürüldüğü borç ve alacak ilişkilerinde ve
hukuki işlemlerde yasal olarak geçerli
niteliktedir ve gerektiğinde, her branş için düzenlenebilmektedir.
Özellikle bir ana poliçe ile birden fazla kişi
veya sigorta konusu için grup teminatı veren,
Hayat ve Motorlu Araç Sigortaları gibi branşlarda
sıklıkla kullanılmaktadır.
Sigorta (Insurance / Assurance) :
Sigorta, olması muhtemel zararların karşılanması
amacıyla yapılan bir sözleşmedir. Türk
Ticaret Kanunu’nun 1263. maddesi sigortayı şu
şekilde tanımlamaktadır: “Sigorta bir akittir
ki bununla sigortacı bir prim karşılığında
diğer bir kimsenin para ile ölçülebilir bir
menfaatini halele uğratan bir tehlikenin (bir
rizikonun) meydana gelmesi halinde tazminat
vermeyi yahut bir veya birkaç kimsenin hayat müddetleri
sebebiyle veya hayatlarında meydana gelen belli
bir takım hadiseler dolayısıyla bir para ödemeyi
veya sair edalarda bulunmayı üzerine alır.”
Sigorta, aynı türden tehlikeyle karşı karşıya
olan kişilerin, belirli bir miktar para ödemesi
yoluyla toplanan tutarın, sadece o tehlikenin gerçekleşmesi
sonucu fiilen zarara uğrayanların zararını karşılamada
kullanıldığı, bir risk transfer sistemidir. Bu
sistem sayesinde kişiler, karşı karşıya
bulundukları tehlikelerin neden olabileceği,
parayla ölçülebilen zararlarını, nispeten küçük
miktarlarda ödemiş oldukları primler yoluyla
paylaşmaktadırlar.
Sigortanın temel işlevi, zararı ekonomik açıdan
önemsiz bir duruma getirmektir. Kişiler tek başına
karşılayamayacakları zararları bir
organizasyon aracılığıyla aralarında paylaşmaktadırlar.
Sigorta Başlangıç Tarihi (Attachment
Date) :
İlk primin ödenmesinden sonra veya poliçede
belirtilmiş olan sigortanın yürürlüğe giriş
tarihidir. Sigortalı ile sigortacının karşılıklı
anlaşmalarından sonra işlemeye başlar. Birçok
sigorta branşında sigortanın başlayabilmesi için
primin veya belirlenmiş ilk taksitinin ödenmesi
gerekmektedir. Ancak, bazı branşlarda, örneğin
Nakliyat sigortalarında böyle bir zorunluluk
yoktur ve sigorta, taraflar arasında sözlü veya
yazılı anlaşmaya varıldığı andan itibaren hüküm
ifade eder.
Sigorta başlangıç tarihi genellikle poliçe üzerinde
belirtilmektedir ve aksi kararlaştırılmadığı
takdirde Türkiye saati ile saat 12:00’de başlar.
Sigorta Başvuru (Proposal Form) :
(Bkz. Teklif Formu)
Sigorta Bedeli (Sum İnsured) :
Sigorta şirketi ile sigortalı arasında kurulmuş
tazminat sözleşmesi gereği, teminat altına alınmış
bir tehlikenin gerçekleşmesi veya sigortalının
üçüncü şahıslara karşı sorumlu duruma düşmesi
sonucunda sigorta şirketinin ödemekle yükümlü
olduğu, tazminata esas oluşturan azami bedeldir.
Tazminat sözleşmelerinde sigorta bedeli,
tazminata konu olan, diğer bir deyişle sigortalının
kaybetmek durumunda olduğu en yüksek bedeldir.
Sigorta konusunun hasar anındaki piyasa değeri,
sigorta bedelinin altında ise, piyasa değeri
esas alınmaktadır. Ancak, sigorta şirketi,
meydana gelen her hasarda bu bedeli ödemek taahhüdü
altına girmez.
Tazminat esaslı olmayan sigorta sözleşmelerinde
ise (hayat sigortaları gibi), sigorta bedeli
teorik olarak, istenilen herhangi bir miktarda
tespit edilebilir ve risk gerçekleştiği anda
poliçe üzerinde yazan sigorta bedeli eksiksiz ödenir.
Sigorta Edilebilir Risk (Insurable Risk) :
Bir tehlikenin sigortacı açısından sigorta
edilebilme ölçüsüdür. Hasara neden olması
tamamen tesadüflere ve sigortalının kontrolü dışındaki
olaylara bağlı, ekonomik, sosyal ve siyasal sonuçları
bakımından geniş kitleleri etkilemeyen riskler,
sigorta edilebilir niteliktedir. Ancak, günümüzde
sigortacılığın gelişmesiyle birlikte, özellikle
ekonomik olarak geniş kitleleri etkileyen
riskler, örneğin savaş ve terör gibi
tehlikeler için de sigorta teminatı
verilebilmektedir. Ayrıca iklim değişikliklerinin
yol açtığı ve meydana gelmesi artık tesadüflere
bağlı olmayan, bilim ve teknolojideki gelişmeler
sonucu meydana gelebileceği önceden tahmin
edilebilen birçok tehlike (kasırga,sel gibi)
sigorta edilebilir risk kapsamına girmektedir.
Bir riskin sigorta edilebilir olarak
nitelendirilebilmesi için şu özelliklerin olması
gerekmektedir:
• Sigorta sözleşmesi yapılırken riziko gerçekleşmemiş
olmalıdır.
• Tehlike muhtemel olmalı, gerçekleşme
ihtimali bulunmalıdır.
• Tehlikenin ne zaman gerçekleşeceği
bilinmemelidir.
• Tehlike yasal olmalıdır. Yasalara ve genel
ahlaka aykırı davranışlardan meydana gelen
tehlikelerin sigortası yapılamaz.
• Tehlikenin muhtemel sonuçları mali açıdan
ölçülebilir nitelikte olmalıdır.
• Sigortaya konu olan mal veya sorumluluk ile
sigortalı arasında ekonomik bir ilişki olmalıdır.
Sigorta edilebilir risklerin özelliği, sigorta
tekniğindeki gelişmeler ve ihtiyaçlarına göre
de değişebilmektedir. Örneğin mali açıdan ölçülebilir
nitelikte olmak günümüzde özellikle sorumluluk
branşları için her zaman mümkün olmamakta,
sigorta şirketleri sigortalıların sorumluluklarını
sınırsız olarak teminat altına almaktadırlar.
Ayrıca, sigorta edilebilir risk, yaygın
nitelikli, geniş kesimler için söz konusu
olmayabilmekte, örneğin spekülatif riskler de
bugün için sigorta edilebilmektedir. Bunun yanı
sıra, daha önce sigorta edilemez gibi kabul
edilen katastrofik riskler için de bugün sigorta
şirketleri tarafından teminat verilmektedir.
Sigorta Ettiren :
Sigortacı ile kurulan çift taraflı sözleşmenin
diğer tarafıdır ve kendi iradesiyle sözleşmeye
girmektedir. Bazı sigorta sözleşmelerinde
sigorta ettiren, sigortalı ve lehdar (sigortadan
yararlanan kişi) aynı kişi olmakta, bazı
sigorta sözleşmelerinde ise sigortacının karşısında
taraf olarak üç ayrı kişi bulunabilmektedir.
Diğer bir deyişle sigorta ettiren, sigortalı ve
lehdar ayrı ayrı kişiler olabilmektedir.
Sigorta Konusu (Subject Matter of
Insurance) :
Kaybedilmesi veya hasarlanması halinde, üzerinde
menfaat sahibi kişi/kişiler için mali kayıplara
neden olan;
• taşınır veya taşınmaz bir mal,
• meydana gelmesi durumunda yasal bir hakkın
kaybedilmesine veya yasal bir sorumluluk oluşmasına
neden olan herhangi bir olay,
• ölüm veya yaralanma halinde kişinin kendisi
veya menfaat bağı ile bağlı olduğu kişiler için
parasal kayıplara neden olabilecek bir hayat
sigorta konusu olabilmektedir.
Yangın poliçesi için bina veya içindeki eşyalar,
nakliyat poliçesi için gemi veya taşınmakta
olan yük, sorumluluk poliçesi için ilgili kişinin
başkalarına verebileceği zararlar bakımından
söz konusu olan yasal sorumluluğu, hayat poliçesi
için sigortalı kişinin yaşamı sigortanın
konusu üzerine birer örnektir.
Sigorta Sahtekarlığı ( Insured Fraud) :
Kötü niyetli kişilerin haksız kazanç elde
etmek amacıyla sigorta şirketini bilerek, kasıtlı
olarak aldatmasıdır. Poliçe düzenlenmeden önce
veya sonra yapılabilmektedir.
Tedbirli bir sigortacının normalde girmeyeceği
sözleşmeye girmesini sağlamak amacıyla
sigortacıya bilerek yanlış bilgi vermek veya önemli
bir hususu gizlemek poliçe düzenlenmeden önce
yapılan sahtekarlığa örnek olarak verilebilir.
Poliçe düzenlendikten sonra yapılan sahtekarlığa
ise, kasıtlı olarak hasar meydana getirmek (örneğin,
kundaklama) gösterilebilir
Sigorta Süresi (Insured Period) :
Sigorta sözleşmesinin yürürlükte kaldığı süredir.
Sigorta poliçesinin ne kadar süre ile yürürlükte
kalacağı genellikle poliçe üzerinde
belirtilmekle beraber, bazı hallerde teamül ve
diğer haller göz önüne alınarak mahkeme tarafından
da tayin olunabilir.
Sigorta süresi, bazı durumlarda, poliçede öngörüldüğü
tarihten önce de kesilebilir . Sigortacının
teminat kapsamındaki tehlikeler nedeniyle meydana
gelmesi muhtemel hasarlara ilişkin sorumluluklarının
devam ettiği süredir.
Sigortacı (Insurer / Assurer) :
Sigorta ettiren tarafından ödenen prim karşılığında,
sigortalıya ya da tazminattan yararlanacağı
belirtilmiş kişiye, rizikonun gerçekleşmesi
halinde tazminat ödemeyi üstlenen kurumdur.
Sigortacılık faaliyetinde bulunmaya yasal olarak
yetkili kılınmış ve sigorta sözleşmesinin
taraflarından biri olarak, hasar meydana geldiği
takdirde, sigortalıya, sağlamış olduğu
teminat çerçevesinde hasar ödeme taahhüdünde
bulunan kişi veya kuruluşu ifade etmek için
kullanılan terimdir.
Sigortalı (Insured / Assured) :
Sigorta şirketi ile kurulan çift taraflı sözleşme
dolayısıyla teminat altına alınan taraftır.
Sigorta sözleşmesinin bir tarafı olarak,
teminat kapsamındaki tehlikelerden herhangi
birinin gerçekleşmesi durumunda, meydana gelen
hasarın tazmin edilebilmesi talebinde bulunmaya
yasal hakkı olan kişidir. Sigorta ettiren ve
sigortalı, herhangi bir kişinin kendi hayatı üzerine
yapmış olduğu sigorta örneğinde olduğu üzere
aynı kişi olabildiği gibi bir işverenin, çalışanlarının
hayatı üzerine sigorta yapması örneğindeki
haliyle farklı kişiler de olabilmektedir.
Sigorta ettiren, sigorta değerine karşı
belirlenen prim tutarını ödeyen kişidir.
Sigortalı, para ile ölçülebilir bir malın mülkiyet
veya menfaat sahibi, menfaati bir başkası tarafından
sigorta ettirilse bile tazminata hak kazanan kişidir.
Sigorta değerine sahip olan kişidir.
Sigortanın Sona Ermesi (Termination /
Expiry) :
Sigorta sözleşmesinin her iki taraf ve üçüncü
şahıslar bakımından artık geçerli olmaması
halidir. Sözleşmenin sona ermesi;
• poliçede yazılı olan tarihin gerçekleşmesiyle,
• taraflardan birinin sözleşmede öngörülen
bazı şartları yerine getirmemesinden
kaynaklanan fesih hali nedeniyle,
• sigortalının kendi iradesiyle (bu durumda ödenilen
primin bir kısmından feragat etme durumu söz
konusu olabilir),
• sigortacının, riskin ağırlaştığını öne
sürmesinden ileri gelen fesih hali nedeniyle,
• bazı branşlarda rizikonun gerçekleşmesiyle,
• tam ziya halinin meydana gelmesiyle
gerçekleşir.
Sürprim :
Sigortacının normal prim ile sigorta edemediği
rizikolar için sigortalıdan istediği ek ücrete
“sürprim” denir. Sürprim hemen bütün
sigorta branşlarında vardır. Hayat sigortalarında
sürprim uygulaması, başlı başına bir uzmanlık
konusudur. Bu branşta sürprim belirlenmesi ve
uygulanması mediko-aktüerlere aittir. Bu kişilerin
gayet geniş tıp bilgisi ve sigorta matematiğine
hakimiyeti vardır. Sürprim belirlenmesine esas
olan da hastalıklar üzerinde yapılan
istatistiki araştırmaların sonuçlarıdır.
Tahakkuk Tarihi :
Primlerin muhasebeleşmesinde dikkate alınan
tarihtir.
Tahkim (Arbitration) :
Uyuşmazlık konusunun taraflarca seçilen
hakemler eliyle çözülmesidir. Sigorta şirketi
ile sigortalı arasında, hasarın miktarına ilişkin
anlaşmalıkların çözümü amacıyla başvurulan
bir yöntemdir. Tarafların bu yola başvurabilmeleri
için poliçede bu konuda bir şart bulunması
gerekmektedir. Sorunların mahkeme yoluyla olduğundan
daha hızlı bir şekilde çözülmesi, daha az
masraflı olması ve sorunun sadece sigortalı ve
sigortacı tarafından bilinip mahkeme kadar açık
olmaması nedeniyle tercih edilebilir bir yöntemdir.
Tahkim, sedan şirket ile reasürör arasında da,
reasürans anlaşmasına ilişkin bir sorunun
mahkemesiz çözümü için başvurulabilmektedir.
Tanzim Tarihi :
Düzenleme tarihidir. Poliçenin onaydan geçtikten
sonra poliçe girişi esnasında kullanıcı tarafından
girilen ve muhasebesel olarak açık olan
tarihtir.
Tarife (Tariff) :
Ürünün fiyatlamasını sağlayacak olan değerlerin
tanımlanmasıdır.
Tarife Sistemi (Tariff System) :
Sigorta şirketlerinin, her bir sigorta branşı
itibariyle, bir çok teknik ve finansal faktörlerin
hesaba alındığı aktüeryal prensiplere dayanılarak
oluşturulmuş fiyat ve poliçe standartlarına bağlı
olarak faaliyet gösterdiği bir sistemdir.
Sigorta şirketlerinin kendi aralarındaki bir
anlaşmaya göre oluşturulabilir. Ayrıca, özellikle
az gelişmiş ülkelerin sigorta piyasalarında
olduğu gibi, rekabet nedeniyle prim üretiminin
azalmasını önlemeye yönelik bir tedbir olarak
devlet tarafından da uygulanabilmektedir. Bu
sistemde sigorta şirketleri, fiyat konusunda
rekabet etme imkanına sahip olmadıklarından
rekabet, fiyat dışı faktörlere, özellikle
hasar konusundaki şirket politikalarına
dayanmaktadır.
Tazminat (Damages / Indemnity) :
Poliçe türüne göre, sağlık giderleri,
maluliyet ve kritik hastalık durumunda sigortalıya,
sigortalının vefatı durumunda ise menfaattara
ödenmesi gereken toplu tutardır. Ayrıca, kişinin
başkalarına vermiş olduğu zarar veya başkalarına
karşı doğmuş olan sorumlulukları nedeniyle,
ödemek durumunda olduğu, genelde mahkeme tarafından
takdir edilmiş parayı ifade eden hukuki
terimdir. Bir başka deyişle; poliçeyle teminat
altına alınan rizikoların gerçekleşmesi
halinde lehdarlara ödenecek olan tutardır.
Tazminat Talebi (Claim) :
Sigorta poliçesi kapsamında olan bir riskin
neden olduğu ziya veya hasarın tazmin edilmesi
amacıyla, sigortalı, lehdar veya üçüncü şahısların
sigorta şirketinden yapmış olduğu tazminat
talebidir. Talep edilen miktar, ilke olarak
sigorta bedelini aşmamalıdır. Bu terim aynı
zamanda “Hasar” anlamında da kullanılmaktadır.
Tecditname :
Sigortalının, sigorta poliçesinin bitim süresi
sonunda teminattan yoksun kalmaması için şirketin
tek taraflı olarak poliçenin yenilenmesini
istediği belgedir. Sigortalının kabulü ile
poliçenin yeniden ve yeni şartlarla yürürlüğe
girmesini sağlar.
Tedavi Masrafları :
Sigortalının bir kaza sonucunda sürekli sakat
kalması durumunda, sigortalıya bu teminat
limitinde maluliyet oranına göre ödeme yapılmaktadır.
Teklif Formu (Proposal Form) :
Sigorta yaptırmak isteyen bir kişinin doldurup
imzalayarak sigortacıya verdiği ve yaptıracağı
sigorta ile ilgili bilgileri içeren belgedir.
Sigorta edilecek riskin her yönüyle belirlenmesi
amacıyla, sigortacı tarafından hazırlanmış
ve kişinin sigorta talebini içerir. Teklifname
(Teklif Formu), teklifi veren kişinin adı,
adresi, mesleği, sigorta konusunun adresi, varsa
önceki hasarlar gibi genel nitelikli soruların
yanı sıra, ilgili riskin tanımlanması ve değerlendirilmesini
amaçlayan özel nitelikli sorular ve tüm
sorulara verilen cevapların, sigorta talebinde
bulunan kişinin bilgisine göre doğru olduğunu
belirten beyanı içermektedir. “Declaration”
veya “Proposal” da denilmektedir.
Teknik Faiz :
Hayat poliçeleri için kullanılan ve sigortacının
garanti ettiği minimum faiz oranıdır. Hayat
sigortası ürünlerine ait prim, matematik karşılıklar,
garanti edilen kar payı karşılıkları vb
teknik hesaplamalarda kullanılan faiz oranıdır.
Sigorta şirketlerinin ileride sigortalılara ödeyeceği
miktarı karşılamak üzere prime yürüttükleri
faizdir. Sigorta şirketleri tahsil ettikleri
primin az bir kısmını hemen meydana gelecek
zararları karşılamak üzere ayırırlar. Primin
büyük bir kısmı ileride meydana gelecek
zararları karşılamak üzere faize tabi tutulur.
Prim miktarı belirlenirken faiz oranı da göz önüne
alınmıştır.
Teknik Karşılık (Technical Reserve) :
Sigorta şirketlerinin sattıkları poliçelere
istinaden devam eden yükümlülükleri için ayırdıkları
karşılıklardır (Yedek akçe, ihtiyat..gibi).
İlgili yasal otorite tarafından ayrılması
zorunlu tutulmuştur. Çeşitli isimlerle adlandırılan
teknik karşılıklar vardır. Cari Riziko Karşılığı,
Muallak Hasar Karşılığı, Hayat Aktüeryal
Matematik Karşılığı, Hayat Kar Payı Karşılığı,
Deprem Hasar Karşılığı vb.
Sigorta ve reasürans şirketlerinin, sigortalılarına
veya sedan şirketlere karşı yükümlülüklerini
yerine getirmeleri açısından bir güvence
olmakla birlikte; ilgili şirket bilançosu üzerinde
ödenmiş hasar veya komisyon gibi etkide
bulundukları için, şirketin ödeyeceği vergi
miktarını ve hissedarlara dağıtılacak kar payını
azaltmaktadırlar. Bu terim, aynı zamanda,
“Underwriting Reserve” olarak da ifade edilir.
Teminat (Coverage) :
Sigortacının sigortalıya rizikonun gerçekleşmesi
halinde vermeyi taahhüt ettiği güvencedir.
Sigorta poliçesi ile güvence altına alınan
risk veya risklerin gerçekleşmesi halinde
sigortacı tarafından ödenecek meblağdır.
Tarife veya ürün bazında poliçede verilmesi
zorunlu olunan teminatlara ana teminat, seçimlik
olanlara ise ek teminat denir. Reasürörün,
sedan şirkete vermiş olduğu garanti de, reasürans
teminatı olarak ifade edilir. Sigorta şirketleri,
sigorta sözleşmelerinden doğan taahhütlerine
karşılık olmak üzere sigorta primleri ile
orantılı olarak teminat göstermekle yükümlüdür.
Teminatlar ancak tesis edilmiş oldukları branşın
sigortalılarının alacakları için kullanılır
ve ancak yasal olarak kabul edilmiş değerlere
yatırılabilir. Taşınabilir değer karşılıkları
Hazine Müsteşarlığı’nın gösterdiği
bankalarda Müsteşarlık adına bloke edilir.
Teminat Belgesi (Cover Note) :
Sigorta şirketi tarafından düzenlenen ve
teminatın varlığının delili olarak kabul
edilen geçici bir belgedir. Sigorta poliçesinin
zaman veya herhangi bir başka nedenle teminatın
hesaplandığı sırada hazırlanamaması
durumunda, geçici nitelikte hazırlanan Teminat
Belgesi sigorta poliçesinin işlevini görmektir.
Teminat Belgesi yürürlükte iken bir hasar
meydana gelmesi durumunda, sigorta poliçesi ile
aralarında yasal açıdan herhangi bir fark
yoktur. Teminat Belgesi, sedan şirket ile reasürör
arasında da kullanılmakta ve anlaşma koşullarını
belirtmek üzere, broker veya reasürör tarafından
hazırlanabilmektedir. Sigortacı ve reasürörün,
fesih hakkını kendinde saklı tutarak, geçici
teminat vermesi halinde, nihai survey raporuna
dayanarak, teminatı sona erdirmesi mümkündür.
Tenzil (Paid-up) :
Uzun süreli sigortalarda 3 yıl veya özel şartlarında
yazan azami sürenin dolması ve bu süreye ait
primlerin ödenmesinden sonra prim ödemelerinin
durdurulması ve sigortalının maluliyet, kritik
hastalık, vefat gibi tazminat hakkından
yararlanmadan sadece yatırılan birikim tutarı
üzerinden kar payı almaya devam etmesidir. Ödenen
toplam prim baz alınarak sigorta teminatı ödenen
prime göre oluşacak şekilde indirilir, poliçe
iptal edilemez
Tenzili Muafiyet (Deductible) :
Hasarın belli bir miktarının sigortalı tarafından
yüklenilmesini ifade eder. Bu miktar sigorta
bedelinin veya hasarın belli bir yüzdesi veya
maktu bir bedel olabilir. Sigorta dönemi içerisinde
meydana gelen her bir hasar için olabildiği
gibi, toplam hasar miktarı için de söz konusu
olabilmektedir.Tenzili muafiyet oranı veya miktarının
yüksek olması, sigortalının ödeyeceği prim
miktarını azaltan bir etkendir. Hasarın,
muafiyet miktarını aşan kısmı ödenir,Muafiyet
miktarının altındaki hasarlar ödenmez. Aynı
zamanda, Bölüşmeli Olmayan Reasürans anlaşmalarında
hasarın, sedan şirket üzerinde kalan kısmı
anlamına da gelir. Net saklama payını aşan kısım,
reasürörün sorumluluğundadır.
Tıbbi Tetkikler :
Sigortalının yaşına ve istediği teminat tutarına
bağlı olarak sigortacı tarafından istenebilen
tıbbi raporlardır
Uzak Sebep (Remote Cause) :
Yakın Sebep Prensibi kapsamında söz konusu
olan bir terimdir ve hasarın doğrudan nedeni
olmamakla birlikte, hasarın meydana gelmesine
belli bir ölçüde katkıda bulunan sebeptir.
Uzak sebebi yakın sebepten ayıran tek fark
zaman faktörüdür. Hakim ve belirleyici olan
yakın sebep, zaman içerisinde ortadan kaldırılabilecek
iken, böyle bir tedbir alınmamakta ve hasara
yol açmaktadır. Bir yangında direnci azalan
duvarın bir hafta sonra rüzgar ve fırtına
nedeniyle çökmesiyle meydana gelen hasarın
uzak sebebi, duvarın direncini azaltan yangındır.
Yakın sebebin, eldeki yeterli zaman içerisinde
ortadan kaldırılmaması ve hasara neden olması
durumunda uzak sebep söz konusu olmaktadır.
Güneş Sigorta Kilis A
Acentesi 1985'ten beri
Tel: 348 813 48 22 Fax:348
814 30 57 mail:
ozmusulsigortacilik@yahoo.com