Kar Payı Tutarı (Bonus) :
Sigortalıların ödediği primlerin yasal ve teknik
kesintileri yapıldıktan sonra yatırıma yönlendirilmesi
sonucunda elde edilen karın bir kısmının katılım
nispetinde poliçeye işlenen tutarıdır. Sigorta
şirketinin yıl içinde topladığı primleri
kullanması sonrasında elde ettiği karın bir bölümünü
(%95) sigortalılara geri dağıtması işlemidir.
Hayat sigortalarında söz konusudur.
Kar Paylı Poliçe (Participating policy) :
Özellikle Hayat Sigortaları’nda kullanılmakta
olan kar paylı poliçelerle, sigortacının karına
katılma hakkı elde edilir.
Kazanılmış Net Prim (Net Earned Premium)
:
Hesap yılının birinci gününden itibaren
sigortacı tarafından düzenlenmiş poliçeler karşılığında
yazılan primler, teknik anlamda brüt primdir.
Hesap yılı içerisinde, örneğin, dördüncü
ayda düzenlenen poliçenin yıllık priminin sadece
sekiz aylık karşılığı cari yıla ait, geri
kalan dört aylık primi ise takip eden yılın
hesabına dahil olmaktadır.Sigorta şirketi tarafından
düzenlenen tüm poliçeler için tek tek böyle bir
hesap yapmak güç olduğundan, şirketin yıl içerisinde
tahakkuk ettirdiği toplam primin belli bir yüzdesi
devam eden riskler için bir sonraki yıl hesabına
aktarılmaktadır. İstihsal edilen yıllık primden
reasürans maliyeti ve devam eden riskler için ayrılan
rezerv çıkarıldıktan sonra kalan kısım,
"Kazanılmış Net Prim"dir.
Kısmi Hasar (Partıal Loss – Partial
Average) :
Sigorta konusu olan şeyin, ekonomik değerini
tamamen kaybetmeyecek derecede hasarlanması
durumudur. Ancak, bir hasarın "kısmi"
olup olmadığını belirleyen bir ekonomik sınır
söz konusudur ve bu sınır sigortacı açısından
çok önemlidir. Sigorta konusu olan şeyin kısmen
hasarlanması durumunda dahi, tamir ve diğer
masraflar toplamının sigorta bedeline göre yüksek
bir oran tutması, diğer bir deyişle tamirin
ekonomik olmaması halinde hükmi tam zıya çözümüne
gidilebilir. Buna göre, bir hasarın kısmi
nitelikte olup olmadığını belirleyen faktör,
tamir bedelinin sigorta şirketi açısından
ekonomik olmasıdır. Bazı hallerde sigorta sözleşmesinde,
bu konuda açık hükümlere yer verilebilmektedir.
Kloz (Clause) :
Poliçenin bir bölümü veya poliçeye ekli, özel
şarttır ve taraflar arasındaki sözleşmenin gerçek
sınırlarını belirlemek amacıyla kullanılmaktadır.
Komisyon (Commision) :
Sigorta şirketlerinin, prim üretimi başta olmak
üzere sigortacılık ile ilgili faaliyetlerinde şirket
adına iş yapan sigorta aracılarına ödediği
belli orandaki para miktarıdır. Bu oran, sigorta
aracısının düzenlediği veya düzenlenmesine
aracılık ettiği poliçe toplam priminin belli bir
yüzdesidir. Her bir sigorta branşı için ayrı
olmak üzere farklı kademelerdeki sigorta aracılarına
değişik yüzdelerde komisyonlar ödenmektedir.Sigorta
şirketi ile reasürans şirketi arasındaki ilişkide
aracılık eden reasürans aracısı kişi ve kuruluşlara
da bir komisyon ödenmektedir ve buna da reasürans
komisyonu denilmektedir
Komütasyon (Commutation) :
Gerçekleşmiş veya muhtemel sorumluluklara ilişkin
olarak, tahmini toplam bedelin, taraflarca ortak
karar verilmiş belli bir miktarı üzerinden hemen
ödeme yapılarak, gelecekte bu sorumluluklardan doğabilecek
tüm ödemelerden kurtulmayı ifade etmektedir ve
genellikle sedan şirket ile reasürörler arasında,
reasürans sözleşmelerinden doğan borç ilişkisinde
söz konusu olmaktadır. Bu terim, aynı zamanda,
Gelir / İrat Sigortaları’nda, emeklilik gelirine
hak kazanmak üzere yapılan prim ödemelerinin
belli bir kısmının, emekliliğe hak kazanıldığı
tarihte, ilgili kişi tarafından toplu olarak alınabilmesini
sağlayan uygulamayı da ifade etmektedir. Kalan kısım
ise, poliçeden yararlanan kişiye emekli aylığı
olarak ödenmektedir.
Komütasyon Klozu (Commutatin Clause) :
Reasürans anlaşmalarında bulunan bir klozdur ve
reasürörün, herhangi bir yıla ait muallak ve
meydana gelmiş, ancak bildirilmemiş hasarlara ilişkin
tahmini toplam sorumluluklarının belli bir oranı
üzerinden ödemede bulunarak, ileride bu hasarlar
dolayısıyla doğabilecek tüm sorumluluklarından
kurtulmasını öngörmektedir.
Komütasyon Tablosu (Commutation Table) :
Mortalite tablosu ve teknik faiz kullanılarak oluşturulan
ve hayat sigortası primlerinin hesaplanmasında
kullanılan bir tablodur.
Kümül Takibi :
Sigortalının almış olduğu tüm poliçeler ile
üzerinde taşıdığı toplam risk ve teminat
toplamının yapıldığı takiptir.
Lehdar (Beneficiary) :
Sigortadan faydalanan kişidir. Hayat sigortalarında,
sigorta sözleşmesine taraf olmamakla birlikte,
yaşam kaybı ( vefat ) rizikosunun gerçekleşmesi
halinde poliçede belirtilen hakların ödeneceği
kişidir. Poliçede menfaatdar ismen belirtilmemişse,
kanuni varisler menfaatdar olarak kabul edilir.
Sigorta sözleşmesine kendi iradesiyle taraf
olabildiği gibi, sigorta ettiren konumundaki diğer
bir kimsenin yapmış olduğu sözleşme ile de
sigortadan doğrudan veya dolaylı olarak
yararlanma konumunu elde edebilir. Sigorta sözleşmesine
taraf olmamakla beraber lehine sigorta sözleşmesi
yapılan ve riskin gerçekleşmesi halinde kural
olarak sigorta tazminatını sigortacıdan isteme
hakkına sahip olan gerçek ya da tüzel kişi
veya kişilerdir.
Maddi Zararlar :
İşletme faaliyetleri nedeniyle sigortalının
üçüncü şahıslara vermiş olduğu maddi
zararların sorumluluğunu teminat altına alır.
Meriyet :
Poliçenin geçerli ve yürürlükte olma
durumudur.
Meydana Gelmiş Ancak Bildirilmemiş (Incurred
but Not Reported) :
Sigorta muhasebesi açısından oldukça önemli
bir kavramdır. Belli bir dönem, genellikle
hesap döneminin sonunda, sigorta şirketinin
portföyünde bulunan branşlar itibariyle
meydana gelmiş bir takım hasarlar söz konusu
olmakta, ancak bu hasarların varlığı ve
maliyeti konusunda sigorta şirketinin herhangi
bir bilgisi bulunmamaktadır. Bu tür hasarlar,
"meydana gelmiş ancak bildirilmemiş"
hasarlar olarak adlandırılır ve sigorta şirketi
tarafından, bu hasarlar için belli bir rezerv
ayrılır. Sorumluluk Sigortaları gibi, sonuçları
uzun vadede belirlenen işlerin muhasebeleştirilmesinde
oldukça önemli bir kavramdır.
Moral Risk (Moral Hazard) :
Sigortalının tutum ve alışkanlıkları ile
ilgili risk kavramıdır. Sigorta konusu olan şey
üzerinde, sigorta edilebilir menfaate sahip kişi
veya üçüncü şahıslarla bağlantılı
olarak, ilgili riskin hasar meydana getirme veya
hasarın şiddetini arttırma ihtimalini
etkileyen bir durum veya davranış biçimidir.
Hasarın meydana gelmesini önleme veya hasarın
maliyetini azaltma konusunda gösterilen ihtimam
eksikliği veya önceki devrelerdeki hasar
taleplerinin adet ve miktar olarak fazlalığı,
moral tehlikenin yüksekliğine örnek olarak
verilebilir.
Morbilite Tablosu :
Belirli bir nüfus topluluğunun veya belli yaş
gruplarına göre sınıflandırılan kişilerin
gözlem altında tutularak oluşturulan
hastalanma, yaralanma ve malul kalma
istatistiklerini içeren tablodur.
Mortalite Tablosu (Mortality Table) :
Belirli bir nüfus topluluğunun gözlem altında
tutularak oluşturulan yaşama ve ölüm
istatistiklerine göre elde edilen sonuçlardan
her bir yaşta bir yıl içerisinde kaç kişinin
hayatta kalacağının, kaç kişinin öleceğinin
öngörüldüğü tablolardır. Mortalite
tablosu nüfus istatistiklerine dayanılarak hazırlanır
ve hayat sigortalarında prim hesaplamalarında
kullanılır. Bir ülkenin toplam nüfusunun gözlemlenmesi
suretiyle elde edilen sonuçların, Hayat
sigortalarına uygulanmak üzere hazırlanan
tablolarına denir. Herhangi bir yaşta, bir yıl
içerisinde kaç kişinin hayatta kalacağı
veya kaç kişinin öleceği bu tablolardan
hareketle tahmin edilebilmektedir.
Mortalite tabloları, tablonun yapılış şekline
ve yapıldığı yere göre isim almaktadır. Örneğin,
Amerikan C.S.O. 19531958 Mortalite tablosu
denildiği zaman, Amerika Birleşik
Devletleri'nde 1953 - 1958 yılları arasında
tam nüfusun gözlemlenmesi suretiyle elde
edilen sonuçları gösteren tablo anlaşılmaktadır.
Bunun yanı sıra, bu tablolara "teknik
faiz" yüklemesi yapılarak "Komitasyon
Tabloları" elde edilmektedir.
Mortalite tabloları, tüm nüfus dikkate alınarak
yapılabildiği gibi, cinsiyet ayırımı, belli
bir bölgenin nüfusu gibi esaslara göre de yapılabilmektedir.
Bu terim aynı zamanda, “Life Table” olarak
da ifade edilmektedir.
Muafiyet (Excess) :
Sigortalının hasarın bir kısmına katılmasıdır.
Sigortacının sorumluluğu, sigortalı tarafından
karşılanması öngörülen miktar aşıldıktan
sonra başlamaktadır. Hasar halinde sigortalıya
belli bir meblağın ödenmemesi anlamına gelen
bu uygulamada, primler de muafiyetsiz sigortaya
oranla daha düşük belirlenir. Belirlenen
muafiyet rakamına kadar olan hasarların ödenmediği,
yalnız geçen meblağın ödendiği muafiyete
tenzili muafiyet; belirlenen muafiyet rakamına
kadar olan hasarların ödenmediği, geçen
hasarların ise kesintisiz ödendiği muafiyet türüne
ise entegral muafiyet denir. Taraflar arasındaki
anlaşmaya göre belirlenmiş bir limite kadar
sedan şirketin sorumluluğunda olan hasarlar,
bu limit aşıldıktan sonra, reasürörün
sorumluluğunda olan hasarlar, reasürörün
sorumluluğuna girmektedir.
Muallak Hasar (Outstanding Loss) :
Meydana gelmiş ve sigorta şirketi tarafından
bilinen bir hasara ilişkin olarak, ileride ödenmesi
muhtemel, ancak, henüz tasfiyesi yapılmamış,
yaklaşık hasar miktarını ifade etmektedir.
Sigorta şirketleri, her hesap döneminin
sonunda, muallak hasarların toplamı üzerinden,
belli yöntemlere göre belirlemiş oldukları
bir karşılık ayırmaktadırlar. Bu muhtemel
ödeme için ayrılan miktara da muallak hasar
rezervi denir.
Mutabakatlı Poliçe (Agreed Value /
Valued Policy) :
Sigorta sözleşmesinin tarafları olan sigortalı
ile sigortacı tarafından, üzerinde mutabık
kalınmış, tam ziya halinde sigortalıya ödenecek
olan bedeldir. Mutabakatlı değer, sigorta poliçesi
düzenlendiği sırada belirlenmekte, poliçe süresi
içerisinde meydana gelebilecek piyasa
dalgalanmalarından etkilenmemektedir. Tam zıya
halinde sigortalıya ödenecek olan bedelin başlangıçta
belirlenmiş olması, olası bazı sigorta
sahtekarlıklarının da önüne geçmektedir.
Mutabakatlı poliçe, tekne ve nakliyat
sigortalarında sık olarak kullanılmaktadır.
Bu terim, “Valued Policy” olarak da ifade
edilmektedir
Mücbir Sebep (Act of God) :
İnsan iradesi, gücü ve müdahalesiyle önüne
geçilemeyen, deprem, yıldırım, kasırga gibi
doğal afetler mücbir sebep olarak adlandırılmaktadır
ve Sorumluluk Hukuku ve Sorumluluk Sigortaları
açısından önem taşımaktadır. Bu tip doğa
olayları, sonuçları itibarıyla herhangi bir
kişi için sorumluluk doğurabilecek nitelikte
değildir.
Mükerrer Sigorta (Reasurance -
Reinsurance) :
Sigorta şirketinin üstlendiği risklerin bir kısmını
ülke içindeki veya dışındaki başka sigorta
şirketlerine devretmesidir. Bir başka deyişle;
sigorta edilmiş riskin belli bir kısmı veya
tamamının yeniden sigorta edilmesidir. Sigorta
şirketlerine, tek başlarına yüklenmeleri
mali açıdan mümkün olmayan riskleri,
sigortalama imkanı vermektedir ve bu yönüyle,
sigortacı ile reasürörün dayanışmasını
temsil etmektedir. Birtakım mali ölçüler
esas alınarak, branş esasıyla tespit edilen
saklama payları, sedan şirketin risk üzerindeki
sorumluluk miktarını göstermekte; aşan kısımlar
ise, çeşitli reasürans anlaşmalarıyla reasürans
şirketlerine devredilmektedir. Sedan şirket,
sigortalıdan toplamış olduğu primlerin ve
sigortalıya ödemiş olduğu hasarların
belirli bir kısmını, değişik tekniklere göre
yapılmış reasürans anlaşmaları vasıtasıyla,
reasürans şirketine yansıtır. Ancak, sedan
şirket ile reasürör arasındaki risk
transferi işlemi, yıllık anlaşmalar olmaksızın
da yapılabilmekte; sedan şirket, her bir risk
için. İhtiyari olarak, reasüröre müracaat
edebilmektedir. Reasürans, sigorta şirketi ile
reasürör arasındaki iç sözleşme olup ,
sigortalının hak ve yetkilerini etkilemez.
Müşterek Avarya (General Average) :
Gemi ve yükü birlikte tehdit eden bir
tehlikeden onları korumak amacıyla, makul bir
hareket tarzında olmak kaydıyla, bilerek bir
fedakarlık yapılması veya bir masrafa katlanılması
durumunda, Müşterek Avarya hareketi söz
konusudur ve bu nitelikte bir hareketin doğrudan
doğruya sonucu olan zarar veya masraflar Müşterek
Avarya'dır.Müşterek Avarya kapsamına giren
zarar ve masraflar, gemi, yük ve navlun
sahipleri arasında paylaştırılır ve bu işleme
dispeç (adjustment) denir.
Müşterek Sebep (Concurrent Cause) :
Birbirlerinden bağımsız olarak ortaya çıkan
ve hasarın oluşumuna ayrı ayrı katkıda
bulunan sebeplerdir. Devam etmekte olan bir fırtına
ve bu fırtına sırasında tamamen başka bir
nedenle başlayan yangın, bir hasarın müşterek
sebebi olabilirler.
Ödenen Hasar (Paid Loss) :
Sigorta şirketi tarafından kabul edilmiş hasar
talebine ilişkin olarak, sigorta şirketi tarafından
yapılan hasar ödemesini ifade etmektedir. Ödenen
hasar, hasarın tamamen tasfiye edildiği anlamına
gelmemektedir. Aynı hasar ile ilgili olarak,
sigorta şirketi tarafından muallak hasar karşılığı
da ayrılabilmektedir. Bunun yanı sıra, bu terim
belli bir dönem itibariyle tasfiyesi yapılmış
hasarları ifade etmek için de kullanılmaktadır
Ödeyen :
Poliçeden doğan prim borcunu ödemekle yükümlü
olan kişi ya da kişilerdir. Bu kişilik genelde
sigorta ettiren ile aynı kişi(ler)dir.
Özel Şartlar ve Klozlar (Particular
Conditions and Clauses) :
Sigorta şirketlerinin geliştirdikleri poliçelerin
detaylı özel koşullarını içeren ve genel şartların
aksine hükümler içermeyen sözleşme
maddeleridir. Özel şartlar, sigortacı ve
sigortalının üzerinde anlaştığı ve sigortalının
çıkarları dikkate alınarak genel şartlara
eklenen koşullardır. Özel şartların,
TTK’nin emredici hükümlerine ve sigortalının
aleyhine olmaması gerekmektedir. Özel şartlardaki
amaç, sigortalının veya sigorta edilen
menfaatin durumuna ve risklere göre ihtiyaçlara
cevap verebilmektir.
Genel şartlara aykırı olarak sigortalı
aleyhine hükümler içermemek koşulu ile sigorta
akdine eklenebilen ve sigorta akdinin sınırlarını
genişleten veya daraltan koşulları ifade eder.
Kloz veya özel şart metni sigortalıya poliçe
ekinde verilmedikçe sigortalı için hüküm doğurması
söz konusu değildir. Genel sigorta branşlarının
yanında pek çok teminat ek kloz ile
verilmektedir. Örneğin deprem teminatı , terör
teminatı vs. Teminatı genişleten klozların
kendi içinde de bazı istisnalar yer alabildiğinden
klozların sigortalı tarafından dikkatlice
okunması gerekmektedir. Nakliyat sigortası Genel
şartları haricinde hemen tüm sigortalarda özel
şart ve klozlar Genel şartlar ile birlikte geçerlidir
ve uygulanır. Ancak Nakliyat Sigortalarının özelliği
gereği Genel şartlar tamamen bertaraf edilmek
suretiyle ve yine yasanın emredici kurallarına
aykırı olmamak koşulu ile özel şartın öncelikli
olarak uygulanacağı sigorta akdetmek mümkündür.
Sigorta şirketlerinin geliştirdikleri poliçelerin
detaylı özel koşullarını içeren ve genel şartların
aksine hükümler içermeyen sözleşme
maddeleridir.
Poliçe (Policy) :
Genellikle yazılı sigorta sözleşmesi anlamında
kullanılmaktadır. Sigortacı ile sigortalı arasındaki
sigorta sözleşmesinin yazılı, yasal
delilidir.Sigortacı ile teklif sahibinin teminat
şartları ve sigorta primi üzerinde anlaşmalarından
sonra, sigortacı tarafından düzenlenmektedir.
Sigorta poliçesi, her iki tarafın hak ve borçlarını
gösteren, sigorta bedeli, sigorta primi, primin
ödenme zamanı ve yeri, sigorta konusu, risk yeri
ve teminatın süresinin belirtildiği, sigortacı
tarafından imzalanarak sigorta ettirene verilen,
sigorta sözleşmesini temsil eden bir belgedir.
Poliçelerde, sigorta branşının özelliklerine
göre, sigorta şirketi ile sigorta ettirenin
mutabık kaldıkları, örneğin tarafların borç
ve yükümlülükleri, hasar durumunda izlenecek
prosedür gibi bilgiler de bulunmaktadır.
Poliçe Başlangıç / Bitiş Tarihi :
Sigorta süresinin başlangıç ve bitiş
tarihlerini gösterir.
Poliçe Devri ( Assignment) :
Poliçe üstündeki yasal hakların devridir.
Sigorta konusu üzerindeki sigorta edilebilir
menfaatin sona ermesi, poliçenin geçerliliği üzerinde,
branşlara göre değişik etkilerde bulunmaktadır.
Örneğin Yangın Sigortaları’nda, sigortalı
malın satış veya miras yoluyla başka bir kişiye
geçmesi durumunda, poliçenin devamı yönünde
sigortacının rızası olmadığı takdirde, poliçe,
hükmünü yitirmektedir. Ancak, Nakliyat Yük
Sigortaları’nda, sigorta konusu olan ticari mal
üzerindeki menfaatin sahibi değişse dahi, poliçe,
hükmünü devam ettirmektedir. Bu durumda,
Nakliyat Poliçesi Kıymetli bir evrak niteliğinde
devredilmekte ve herhangi bir hasar halinde ödeme,
poliçenin adına düzenlendiği kişiye değil, yük
üzerinde menfaat sahibi olan kişiye yapılmaktadır.
Prim (Charges of Insurance / Premium) :
Rizikoya iştirak payını ifade eden tutara
denir. Yüzde veya binde olarak ifade edilen ve
ilgili riskin ağırlık derecesine göre
belirlenen bir oranın, sigorta bedeli veya
sigortacının sorumluluğuna esas teşkil eden
miktar ile çarpılmasıyla bulunabileceği gibi,
maktu olarak da belirlenebilir. Sigortacının üzerine
aldığı rizikoya karşılık, sigorta şirketine
veya teminatı veren kuruluşa para olarak ödenen
bedeldir. Sigorta sözleşmesinin en önemli
unsurlarından birisidir ve sözleşmenin diğer bütün
şartları yerine getirilmiş olsa dahi, primin ödenmemesi
hali sigorta sözleşmesinin yürürlüğe
girmesini engelleyen bir durumdur.
Prim, risk primine ek olarak genel giderler,
komisyonlar, sigorta şirketinin bu iş dolayısıyla
katlanmak zorunda olduğu tüm maliyetler ve
faaliyet karını içermektedir.
Prodüktör :
Belli bir sigorta şirketine başlı olmayan,
muhtelif sigorta branşlarında sigorta olmak
isteyenleri bilgilendirerek poliçenin hazırlanmasında
aracılık eden gerçek veya tüzel kişidir.
Acente sigortacının tarafındayken, prodüktör
sigortalının tarafındadır.
Güneş Sigorta Kilis A
Acentesi 1985'ten beri
Tel: 348 813 48 22 Fax:348
814 30 57 mail:
ozmusulsigortacilik@yahoo.com